Ana sayfa Hamilelik ve Doğum Gebelik Hikayem

Gebelik Hikayem

50
0

En ince ayrıntısına kadar hatırlamak ve bir ömür unutmamak için yazmak istedim hamileliğimi. Kaç çocuğum daha olur bilmiyorum ama bu ilkti ve bu yüzden çok özeldi. Hem kızıma hatıra kalsın hem de son derece pozitif bir hamilelik dinlemek isteyenler de okuyabilsin diye Gebelik Hikayem sizlerle.

Nasıl Karar Verdik

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş

Evliliğimizin üzerinden bir buçuk yıl geçmiş ve içten içe eksik hissetmeye başlamıştık eşimle. Evet, birlikte çok güzel zaman geçiriyorduk ama gece olunca odamızda bir bebeğin nefes sesini ister olmuş ve hayallere dalmaya başlamıştık. Artık anne-babalık için hazır olduğumuzu düşündüğümüzde önce bir doktor kontrolüne gittim ve hamilelik için kan değerlerimin uygunluğuyla alakalı testler yapıp üç ay kadar bir süre folik asit kullanmaya başladım. Bu üç ay, hamilelik düşünmediğim sadece bunun için vücudumu hazırladığım bir dönemdi.

Hamileliğimi Nasıl Öğrendik

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş

Üç ayın ardından birkaç gün boyunca karnımda sancılar hissetmeye başladım ve bunun regl dönemimin yaklaşması sebebiyle olduğunu düşündüm. Ama günümün geçmesi ve sancının kesilmediğini görünce evde bir test yaptım. Testin üzerinde gördüğüm çift çizgi bana anne olacağımı müjdeliyordu. Eşimi birkaç kez hamileyim diye kandırıp hayal kırıklığına uğrattığım için evde yaptığım teste inanmayıp hastanenin kapanış saatine yakın, beni götürüp kan testi yapılmasını istedi. Tahlil sonuçlarının ertesi gün çıkacağı söylendiğinde sabredemeyip 30 Mayıs 2017 tarihinde acil doktorunu telefonla arayıp sonucun pozitif olduğu müjdesini aldık.

Aldığımız bu güzel haberle hayatımız artık tamamen değişti ve yepyeni bir evreye geçtik. Hamile olduğumu öğrenmeden önce eşimle birlikte umre ziyareti yapmayı planlamış ve işlemlerimizi tamamlamıştık. Hatta bilmeden hamile olanların kesinlikle yaptırmaması gereken tehlikeli bir de aşı yaptırmıştım. Bebek haberini aldıktan sonraki ilk üç ayımız doktorun, aşının bebeği sağlık açısından etkilemeyeceği ama düşmesine sebep olabileceğini söylemesi sebebiyle, bu kötü olasılığı düşünmekle geçti. Neyse ki korktuğumuz olmadı ve bebeğimiz bizi terk etmedi.

Hamileliğimin ilk altı haftası çok rahat geçti ve hiçbir rahatsızlık duymadım. Ama umrede bulunduğumuz zamana denk gelen yedinci hafta çok şiddetli mide bulantılarım başladı ve artık hiçbir şey yiyemez ve hiçbir kokuya dayanamaz hale geldim. Çok sevdiğim ve asla vazgeçemem dediğim çaydan tiksinip kokusuna dahi tahammül edemedim (geçmeyecek diye çok korktum ama sonrasında eski hale döndü çayla ilişkim). Üç ayın bitmesiyle mide bulantılarım geçti ama giderken benden de tam altı kilo götürdü.

Cinsiyeti Nasıl ve Ne Zaman Öğrendik

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş

11. Haftada gittiğim doktor, kemik yapısının kıza benzediğini söylemişti ama biz emin olana kadar kız olduğu fikrine alışmak istemedik. 16. Haftaya girdiğim 19 Ağustos 2017 cumartesi günü merakla beklediğimiz haberi almak için iki erkek kardeşim ve eşimle birlikte muayeneye gittik. Kendimi bildim bileli kız çocuklarından hoşlanmayan bu yüzden de Allah tarafından cezalandırılmak üzere bir sürü kız çocuğum olacağından korkan birisiydim. Eşim ise tam tersi her zaman bir kız çocuğu hayal ederdi. Ama gelin görün ki hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren içten içe kız olmasını istemiş hatta ya erkekse diye korkar olmuştum. Nefesimizi tutmuş bebeğime alacağım kıyafetler dantelli, pembeli mi yoksa mavili mi olacak diye doktorun ağzından çıkacak kelimeye odaklanmıştık. “Bebeğimizin cinsiyeti kız” dedi doktor ağzından bal damlar gibi. Pespembe tüllü dantelli bir hayatın hayalini kurmaya koyulduk.

Bebeğin İlk Hareketlerini Hissetmem

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş

Anne olmayla ilgili beklediğim heyecan verici şeylerin en önemlilerinden biri de bebeğimin karnımdaki hareketini ilk hissettiğim andı. İçimde bir bebeğin hareket edecek olması fikri beni hem korkutuyor hem de çok meraklandırıyordu. 5 Eylül 2017 günü parkta oturup eşimi beklerken karnımda çok ilginç bir şey hissettim. Minicik minicik hareketlerle orda olduğundan emin olmam için bana işaretler gönderiyordu. Tarif etmem, hissettiklerimi anlatmam mümkün değil. Bugün bile düşündükçe aynı kıpırtıyı hissediyorum içimde ve aynı mutluluğu yaşıyorum.

İlk hareketini hissetmemden doğum yaptığım âna kadar kızım her hareket ettiğinde durup onu izledim. Her hareketinde heyecanlandım. Yanımda kim varsa “bak kızım hareket ediyor” deyip elini karnıma götürdüm. Tekme atınca veya dönünce her ne iş yapıyorsam bıraktım onu sevdim. Son zamanlarda artık çok hareket edip uyutmadığı zamanlarda bile bu mucizeye hayran kalmaktan vazgeçmedim.

Ayrıntılı Ultrason

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş

Bu konuyu ayriyeten yazmak istedim çünkü 24. haftamda girdiğim ayrıntılı ultrason kızıma aşık olmama ve hala bile ultrason fotoğraflarına bakıp şaşkınlık ve hayranlık içine düşmeme sebep oldu. Yaklaşık 40 dk. boyunca kızımı izledik, iç organlarından el-ayak parmaklarına kadar. En son yüzünü görmek istedi doktor. Bizi çok uğraştırmadı ve hemen döndü kızım yüzünü doktor amcasına. Ne oldu biliyor musunuz? Güldü. Güller açtı tüm kurak bahçeleri içimin. Ömür boyu hatırlamam ve mutlu olmam için şahane bir anı verdi bana kızım. Üstelik de bir kez değil defalarca. Doğana kadar “güleç kızım benim” diye nazladım onu. Öyle de oldu doğunca. Çok güleç ve neşeli.

Son Trimester

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş

Başlangıçtan itibaren mide bulantıları ve kusmaları saymazsak harika bir hamilelik geçirdim. Vücudumdaki tüm değişimleri hayranlıkla ve aşkla izleyip bu inanılmaz dönemi zevkle takip ettim. Kendimi tehlikeye sokmayacak şekilde hiçbir hareketten geri durmadım. Yürümekten asla vazgeçmedim. Hamileliğimi sonradan fark edenler karnımın küçüklüğüne ve fiziksel bir bozulmaya uğramamış olmama şaşırırken ben gururla koltuk kabarttım.

Yedinci aya geldiğimizde kabus gibi bir mide yanması ile tanıştım ve artık gecem gündüzüm ejderha gibi ağzımdan ateş çıkarmayla geçer hale geldi. Ama tabi ki bu bile benim moralimi bozamamış asla hamilelikten şikayet etmeme sebep olmamıştı. Karnımda kıymetlimi büyütüyordum ve dünyaya bir insan getirecek olmak elbette ki kolay olmamalıydı. Bunun bilincinde ve her türlü zorluğa hazırlıklıydım. Karnım yüzünden yatakta zor hareket ediyor olmama bir de kramplar eklendi ve neredeyse her bacağımı uzatmak istediğimde veya ayak parmaklarımı hareket ettirdiğimde kramp girmeye başladı. Tabi ki hepsi doğumla birlikte yok olup gitti.

Varlığını öğrendikten sonra doğuma kadar her anım onu hayal etmek ve sevmekle geçti. Verdiği rahatsızlıktan bir an olsun şikayet etmedim. Doğuma iki hafta kala bir gecede karnımın ve bacaklarımın çatlamasına hiç üzülmedim. Aksine hamileliğimin her şeyini hatırlamak için zihnime kazıdım. Hamileyken gittiğim yerlere sonrasında gidince hep duygulandım ben buraya en son geldiğimde hamileydim deyip. Kısacası ben çok sevdim hamile olmayı. Her şeyiyle sevdim. Özellikle eşim, annem ve etrafımdaki tüm insanların benim için pervane olmalarını, her zaman beni koruyup üstüme düşmelerini çok sevdim. Eşimin gecenin bir vakti kramp girince ayaklarımı ovalamasını, eğilemiyorum diye çoraplarımı giydirmesini, karnımı sevmesini, kızımızla konuşmasını ve hatta kimi zaman ona beni şikayet etmesini çok sevdim. Kızıma karnımda ev sahipliği yaptığım ve onu hayata hazırladığım bu dokuz ay işte böyle geçti.

Hamileyken bebeğim için yaptığım tüm hazırlıklar, doğumum ve lohusalığımı anlattığım yazılar da en kısa zamanda sizlerle olacak. Hoşça kalın.

Hamilelik ve doğum yazılarına ulaşabilmek için buraya,

Instagram hesabıma ulaşabilmek için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Kimler Neler Demiş?

gebelik hikayem, Gebelik Hikayem, Tatlı Bir Telaş, Tatlı Bir Telaş
  Subscribe  
Bildir